Course Meal Nedir? Hayatın Giderek Karmaşıklaşan En Şık Yemek Düzeni
İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen biriyim. Bunu kabul ediyorum. Yani, “yaparım da yaparım” psikolojisiyle espriler yaparken bir yandan da zihnimde “acaba bu şaka nasıl algılanır” diye düşünmeye başladığımda bir bakıyorum, etrafımdaki herkes gülüyor ama ben hala kafamda bütün planı yapıyorum. İşte bu noktada, “Course meal ne demek?” sorusu hayatımda anlam kazanmaya başlıyor. Çünkü, arkadaşımın yemek masasında “Eyvah, bu akşam çok şık bir yemek var!” dediğini duyduğumda, aslında ben daha çok düşünüyordum: Bu yemekleri nasıl yediğimiz? Hangi sırayla? Ama işte bu bir ‘course meal’!
Course Meal Nedir, Nasıl Olur?
Öncelikle şunu kabul edelim: “Course meal” İngilizce bir terim ve her Türk’ün diline dolanabilecek, en iyi şekilde kelime dağarcığınıza ekleyebileceğiniz bir ifade. Ama “Course meal” demek, aslında yemeklerin sırayla servis edildiği, bolca çatal bıçak gerektiren, yemek için özel bir düzenin olduğu, şık ve ciddi yemeklerden başka bir şey değil. Yani her şeyin bir düzeni, ritmi var. Ama bu düzen öyle bir şey ki, bir an önce yemek yediğinizin farkına bile varamıyorsunuz.
Şimdi, Course meal tam olarak ne demek? Birinci aşama şudur: İyi bir Course meal, bazen başında bir “starter” ile başlar. Bu genellikle çorba, salata ya da hafif bir aperatif olabilir. Kafamda bir çorba ve o çorbayı süzgeçle karıştırırken hayal ettiğim o lüks restoran ortamı canlanıyor. Benim için hayal kırıklığı ise sadece iştahımın kaybolmasıyla ilgili. Sadece o karşındaki garsonun yüzüne bakıp “Bu çorba, bir başlangıç olarak bana pek gitmedi ama napalım” demek.
“Başlangıç” diye de çok büyütmeyin!
Tamam, Course meal’de yemeklerin bir düzen içinde yendiğini anladık ama o başlangıç kısmı aslında çok uzun sürmeyebilir. “Starter” kısmını geçtim de, asıl olay “Ana yemek”te başlıyor. Benim de kafamda deli sorular, anlık “Ben bir tabak yiyeyim, sonra ne olacak?” gibi şeyler uçuşuyor. Tabii, o “Ana Yemek” dediğimiz şey, yani esas yediğimiz yemek de genellikle bir et yemeği ya da deniz ürünleri gibi ağır bir yemek oluyor. O tabak geldiğinde, bir yandan “Bunu yedikten sonra sıra tatlıda mı?” diye düşünmek, diğer yandan da yemekle ilgili ne kadar bilgi birikimim varsa onları yok saymak çok eğlenceli oluyor. Sonuçta ben sadece ‘ağır yemek’ dedikçe yemek masasında diyetim 40 saniye içinde devre dışı kalıyor.
Peki, bir arkadaşım dedi ki: “Course meal’de tatlıyı unutma, o önemli.” Yani şimdi tatlı deyince aslında ağzımda kalan tüm yemekleri biraz daha tatlıya çevirmek gibi bir şey oluyor. Bakın, bunu anlamak gerçekten karmaşık. Tatlı da bir “course meal”ın parçası mı? Yoksa sadece yemeğin ‘sonucu’ olarak mı yer alıyor? Bu sorunun cevabını daha çok tatlı yiyen bir kişi olarak bulabiliyorum.
Bir Course Meal’de Ne Olur?
Şimdi, bir Course meal deneyiminin nasıl olacağına dair kısa bir rehber hazırlayayım. Her aşamada ne olur, ne olmalı?
1. Starter (Başlangıç): Bir çorba, soğuk başlangıç, belki biraz deniz ürünleri. Gerçekten çok basit ama işin içinde estetik var. Ama önemli olan bu kısımda biraz dikkatli olmalısınız, çünkü hepiniz zaten “Evet, bu starter cidden çok güzelmiş” dedikten sonra masadaki garson “Bir sonraki yemek biraz daha ağır olabilir” dediğinde, beyninizde bazı kısmi şoklar başlar.
2. Main Course (Ana Yemek): Eğer yediğiniz ana yemek, steak ya da deniz mahsulü gibi bir şeyse, bu noktada işin içine başlıyor. Yemek biraz daha ağırlaşacak. Bunu daha önce defalarca yaşadım. Bir ana yemek geliyor, ben bir tabak yiyorum, etrafta garsonlar, garson kadınlar ve oraya buraya dikkat eden herkes. Ama işin ilginç kısmı şudur: yemek bir şekilde tıkalı bir modda kalmıyor. Yavaş ama emin adımlarla gidiyorsunuz.
3. Dessert (Tatlı): Günü kurtaran o an işte! Tatlılar gerçekten bir yemekte, yemek yedikten sonra ki en hayati şey. Çünkü, hepimiz tatlıyı beklerken sırf bu an için “course meal”ı gerçekten seviyoruz. O anın verdiği coşkuyu anlatabilmek imkansız.
Course Meal’da İç Ses: ‘Ya Tüm Bu Yemeği Ben Yedim Mi?’
Bir arkadaşım diyecek ki: “Ne var ya? Course meal dediğin şeyde az yenir.” Yani bu noktada şüpheye düşmeye başladım. Ben şüpheci bir insanım ama bazen doğru olmuyor. Course meal’ın ne kadar karmaşık ve ne kadar fazla aşamalı olduğuna dair zaman içinde deneyim kazandıkça şüphelerimle yüzleşiyorum.
Aynı zamanda o iç sesim şu şekilde:
“Ben bir yemek yiyorum ve bir sonraki yemek geliyor. Kendisini ne zaman tüketeceğim? Ama bu ‘yavaş yemek yeme’ işinde her şey her an kontrol altında… Ve işte gözlerimin çevresinde oluşan izler!”
Özet: Course Meal, Lüks, Ama Biz Onu Hızlıca Yiyoruz
Sonuç olarak, Course meal, garsonun giydiği takım elbisenin ve tabakların yerine geçirilen bir yemek düzeni olsa da, o yemeklerin bir arada olması sonucu tatmin edici bir şey sunuyor. Kendi yemek alışkanlıklarımıza ve hızlı tempomuza odaklanarak aslında bunun ne kadar acı verici olduğunu fark ediyorum. Ama yine de bu, yavaş yemekle ilgili alışkanlıklarımı ne kadar iyi oluşturduğumun kanıtı.
Hayatın sırasına bakınca, çoğu zaman bir Course meal’ı başından sonuna kadar, aslında sadece ağız tadıyla yemek istememize yol açar. Ama yemekle ilgili yapılması gereken tek şey tadını çıkarmak ve ardından rahatça eğlenmek. Çünkü gerçek, her yemekte bir rahatlık değil midir?
O zaman, yemeklerinizi nasıl yediğinizin önemi yok, sadece şıklıkla yediğiniz yemeği tam zamanında bitirmelisiniz!