İçeriğe geç

Gülse Birsel’in son kitabı hangisi ?

Gülse Birsel’in Son Kitabı Hangi Kitap? – Bir Kitap, Bir Yolculuk, Bir Hayal Kırıklığı

Kayseri’de, akşamları penceremden bakarak uzun uzun düşündüğüm, içimi dökerek günlüğüme yazdığım anlarda, Gülse Birsel’in son kitabını okumak gibi bir isteğim vardı. Gülse Birsel, kendine has üslubuyla Türk televizyonunun önemli isimlerinden biri. Onun kitaplarını okumak da, bir şekilde o tanıdık mizahı ve dilini daha yakından görmek gibi bir şey. Ancak, son kitabı hakkında duyduklarım ve okuduklarım, beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.

Kitap: Hayal Mi Gerçek Mi?

Sonunda, uzun süre ertelediğim okumayı gerçekleştirdim. Gülse Birsel’in son kitabı “Benden Kimseye Hayır Yok”… Kitap çıktı çıkalı bir süre olmuştu aslında ama bir türlü fırsat bulup okumamıştım. Her şeyden önce, Gülse Birsel’i bir televizyon yazarı olarak tanıyan biri olarak, onun bu kitabı ile neler sunacağına dair kafamda büyük bir beklenti vardı. “Kesinlikle çok eğlenceli, çok dinamik bir şey olacak” diye düşündüm. Kendi hayatımda, en küçük mutlulukları bile arayan bir insan olarak, bu kitap bana belki biraz daha umut verebilir, belki daha çok güldürebilir diye düşündüm. Ama ne yazık ki kitap bittiğinde içimde karmaşık bir duygu vardı. Hem beklediğimi bulamadım, hem de bazı kısımlarında derin bir üzüntüye kapıldım.

İçimdeki duygular karıştı; bir taraftan kitapta bir kayıp hissi vardı, diğer taraftan da şaşkınlık. Gülse Birsel’in zekice kaleme aldığı diyaloglarla, gülümsediğimi itiraf ediyorum ama bir şeyler eksikti. İçimdeki o küçük umut kırıntılarını da kaybettim sanki. Bir an gerçekten düş kırıklığına uğradım. “Hayal mi gerçek mi?” diye düşündüm. Bu kadar gerçekçi olmalı mıydı her şey?

Gülse Birsel’in Kitaplarında Duygusal Derinlik

Evet, kitapları genelde mizahi ve eğlenceli oluyor. Zaten bu özellik Gülse Birsel’in bilinen en belirgin yanı. Ama işte, “Benden Kimseye Hayır Yok” kitabında, en azından benim için, bir şey eksikti. Sadece gündelik hayatı değil, insani halleri de irdelemekti mesele. Bir ara, kitabı okurken, kendi hayatımdan bir kesit bulmam gerektiğini düşündüm. Gülse Birsel’in, her satırında bir şekilde bir insanın kırılganlığını, duygusal yanlarını dile getirmesini bekledim ama bu, tam anlamıyla gerçekleşmedi. İçimdeki duygusal gençlik böyle hissediyordu: “Gülse, neden biraz daha derin değilsin?”

Kitap, aslında iyi bir anı kitapçığıydı ama ne yazık ki hayalini kurduğum duygusal yoğunluktan uzak kaldı. Kitabın içine girmek, o dünyayı hissetmek bana o kadar da kolay olmadı. Belki de bir umutla, belki de hep hayatın biraz daha dramatik taraflarını görmek istememle, çok farklı bir şey bekliyordum. Ama okudukça şunu fark ettim: “Bir insanın mizahını, duygusal yanlarını görmek istiyorsan, bu kitap belki de senin için değil.”

Kitapla Bir Yolculuk: Hayal Kırıklığı

Kitabın sonlarına yaklaştığımda, bir noktada şunu düşündüm: “Belki de her şeyin baştan sona böyle olması gerekiyordu. Gülse Birsel’in mizahı, bazen de yaşanan hayatın acı-tatlı karışımı. Kitap da, belki her şeyin bir şaka gibi olamayacağına dair bir uyarıdır.” Gülse Birsel, hayata ve insanlara dair duyduğu derinliği, mizah yoluyla aktarmaya çalışırken, bir bakıma bu kez gerçekliği biraz daha ciddi bir dille, insanın yalnızlıkları ve karmaşıklıkları üzerinden işlemeye karar vermişti.

Kitapta her ne kadar Gülse Birsel’in kendine özgü mizahi dili ve zekası olsa da, ben daha çok hayatın arka yüzüne dair bir şeyler aradım. Gerçek duygular, beklediğimden çok daha soğuk ve mesafeli geldi. Ama belki de bu soğukluk, kitabın vermek istediği mesajın bir parçasıydı. Belki de kitaptan çıkardığım ders, hayatın bazen çok düz bir çizgide ilerlediği ve bazen kırılma noktalarına geldiği gerçeğiydi.

İnsana Dair Bir Hikâye

Kitap bittiğinde, içimde hala aynı boşluk vardı. “Belki de her kitap, insanın içindeki o eksikliği tamamlayacak bir şey bulamayacak” diye düşündüm. Gülse Birsel’in son kitabı, belki tam da bu yüzden başından sonuna kadar bana bir mesaj verdi: “Bazen hayal kırıklıkları, duygusal yoğunluklardan daha fazla şey öğretir.” Her ne kadar Gülse Birsel, yıllardır benim gönlümde bir komedi dehası olsa da, bu kez bana biraz daha karamsar bir bakış açısı sundu. O noktada, bir şeyi fark ettim: “Hayat her zaman gülmekten ibaret değil, bazen sadece yaşamak gerekiyor.”

Bu yolculuk, tıpkı bir ilişkinin başlangıcı gibiydi. Bir yazarın kitabı ile kurduğun bağlantıyı, bazen tam anlamıyla kuramayabilirsin. Ama yine de, o kitabın seni bir yerlere götürmesini izlemek, içindeki duygusal çıkmazlardan bazılarını fark etmek, insanı daha güçlü kılabilir. Gülse Birsel’in bu kitabı da bana bir şeyler öğretti; belki ne kadar farklı hissettiğimizi, her birimizin yaşadığı yalnızlıkların ne kadar benzer olduğunu gösterdi.

Sonuç: “Benden Kimseye Hayır Yok” ve Bir Yolculuk

Sonuç olarak, Gülse Birsel’in son kitabı beni düşündürdü. Kitap, beklediğimi bulamadım ama yine de okurken bir şekilde bir yolculuğa çıktım. İçimde, biraz hayal kırıklığı, biraz da ufak bir umut vardı. Gülse Birsel’in kitaptaki dili, benim için de bir tür hayatın karmaşasını, bazen komik, bazen hüzünlü, bazen de acı bir şekilde görmemi sağladı.

Bütün bu duygular karışmışken, son olarak şunu söylemek gerek: Kitapları ne kadar beklentileri karşılamasa da, bir yazarın düşünsel yolculuğu, okuyucuyu her zaman bir yerlere taşır. Gülse Birsel’in son kitabı da bunu başarmış oldu. Hem hayal kırıklığı, hem de biraz daha derin düşüncelerle tamamlanan bir yolculuktu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet güncel giriş