Askerlik Muayenesinde Nelere Bakılıyor? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme
Askerlik muayenesi, Türkiye’de erkeklerin hayatlarında belirli bir dönemde karşılaştıkları ve çoğu zaman kaygıyla bekledikleri bir süreçtir. Ancak bu muayene sadece fizyolojik sağlık durumlarına değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi daha derin dinamiklere de dokunur. “Askerlik muayenesinde nelere bakılıyor?” sorusunu sadece tıbbi bir çerçevede değil, toplumsal bağlamda ele almayı tercih ediyorum. Çünkü İstanbul gibi dinamik bir şehirde yaşayan biri olarak, sokakta, toplu taşımada, iş yerlerinde gözlemlediğim her şey bu konuya farklı açılardan ışık tutuyor. Gelin, bu muayene sürecini biraz daha derinlemesine inceleyelim.
Askerlik Muayenesi: Sadece Fiziksel Değil, Toplumsal Bir Test
Askerlik muayenesinde bakılan ilk şey genellikle sağlık durumudur. Ancak, bu sağlık testi de aslında toplumun erkekten beklediği fiziksel standartlara uyup uymadığını gösteren bir tür “toplumsal test” olarak karşımıza çıkar. Herkesin farklı bedensel yapıları ve sağlık durumları olsa da, sistem belirli bir “ideal erkek” imajı üzerinden ilerler. Bu süreç, özellikle erkeklerin toplumsal olarak sahip olmaları beklenen güç, cesaret ve fiziksel dayanıklılık gibi özelliklere ne kadar uyduklarıyla ilişkilidir. Örneğin, İstanbul’da sabahları metrobüste gördüğüm o genç adam, kahvemi içerken sürekli bedenine dikkat ettiğini ve bir şekilde daha güçlü görünmek için her fırsatı değerlendirdiğini fark ettim. Ama asıl soru şu: Bu beklenti ne kadar adil? Her bireyin bedensel yapısı farklı, ancak sistem hala aynı fiziksel güç ve dayanıklılık üzerinden yürütüyor. Peki ya farklı bedensel yapıları olanlar? Ya da sağlık sorunları yaşayanlar? Onların durumu ne olacak?
Toplumsal Cinsiyet ve Askerlik Muayenesi
Askerlik muayenesine bakarken, bu sürecin toplumsal cinsiyetle nasıl iç içe geçtiğini göz ardı edemeyiz. Her ne kadar kadınlar bu muayeneden muaf olsa da, toplumsal cinsiyetin etkileri aslında yalnızca erkekleri değil, tüm toplumu etkiler. Örneğin, İstanbul’un göbeğinde bir işyerinde çalışırken, bir gün eski okul arkadaşım Hakan’la muhabbet ediyorduk. Hakan, bir şekilde sağlığı nedeniyle askerlikten muaf olmak istiyordu. Bununla birlikte, “Bir adamın askere gitmemesi, erkeklikten kayıptır!” diyenlerin baskıları o kadar güçlüydü ki, Hakan kendisini buna karşı nasıl savunacağı konusunda bile tereddüt ediyordu. Ne yazık ki, toplumsal cinsiyetin getirdiği erkeklik normları, bazen erkekleri de zorlu bir ikilemde bırakabiliyor.
Çoğu erkek, askerlik muayenesinin sadece fiziksel bir test olmadığını, aynı zamanda toplum tarafından kendilerine dayatılan bir tür erkeklik ritüeli olduğunu da hissediyor. Askerlik, toplumda “adam olma” kavramı ile doğrudan ilişkilendirilmiş bir durumdur. Ama gerçekte, insanın bedensel sağlığıyla “adamlık” arasında kurulan bu bağ, oldukça tartışmalıdır.
Çeşitlilik ve Askerlik Muayenesi: Farklı Bedenler, Farklı Deneyimler
Askerlik muayenesinin toplumsal cinsiyetle ilişkisi kadar, çeşitlilikle olan ilişkisi de oldukça önemlidir. İstanbul gibi kozmopolit bir şehirde, farklı ırklardan, kültürlerden ve topluluklardan insanlar bir arada yaşıyor. Ancak bu çeşitlilik, askerlik muayenesinin de her birey için aynı şekilde geçerli olmadığı anlamına gelir. Örneğin, fiziksel engeli olan bir insan, askerlik muayenesinde nasıl bir işlemden geçer? Onun için bu süreç, daha karmaşık ve daha adaletsiz olabilir. Aynı şekilde, ruhsal ve psikolojik rahatsızlıkları olan bireylerin durumu da göz ardı edilemez. Bazen sadece fiziksel sağlık değil, psikolojik sağlık da göz önünde bulundurulmalıdır. Ama toplumsal olarak, engelli bireylerin askerlikten muafiyetleri genellikle hâlâ ikinci plana atılabiliyor.
Geçtiğimiz hafta toplu taşımada bir adamla sohbet ediyordum. Adam, “Askerlik muayenesinde engelli raporumun olduğunu söyledim, ama hala muafiyetle ilgili kesin bir cevap alamadım,” diyordu. Bu gibi durumlar, sosyal adaletin ve eşitliğin ne kadar önemli olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor. Çeşitliliği ve bireysel farklılıkları göz önünde bulunduran bir askere alma süreci, toplumsal adaletin temel taşlarından biri olabilir.
Sosyal Adalet ve Askerlik: Kimler Hak Ediyor?
Sonuçta, askerlik muayenesinde bakılan şeyler sadece fiziksel sağlıkla sınırlı değil. Askerlik, toplumun bir bireyi nasıl gördüğüne, onun toplumsal normlarla ne kadar uyumlu olduğuna ve kişisel koşullarına ne kadar saygı gösterildiğine dair büyük bir testtir. Bir toplumda herkesin eşit bir şekilde muamele görmesi, sadece askerlikte değil, her alanda önemlidir. Her birey, sağlık durumuna, toplumsal cinsiyetine, kimliğine ve farklılıklarına göre eşit bir şekilde değerlendirilmelidir.
Bir gün bir arkadaşımın söylediği bir şey çok dikkatimi çekti: “Askerlik, sadece bir insanın bedensel sağlığını değil, o insanın sosyal statüsünü de test ediyor.” Evet, gerçekten de öyle! Askerlik muayenesi, toplumda dayatılan erkeklik ve güçlü olma kavramlarının gölgesinde şekillenirken, aslında birçok farklı grubu dışlayan, bazen de göz ardı eden bir süreç haline gelebiliyor.
Sonuç: Daha Adil Bir Askerlik Süreci Mümkün mü?
Askerlik muayenesinde nelere bakıldığını anlamak, sadece bireysel bir deneyim değil, toplumsal bir sorundur. Toplumdaki çeşitlilik, bireysel farklılıklar ve sosyal adalet bu süreci şekillendiriyor. Evet, askerlik bir zorunluluk, ama bu süreç daha adil bir şekilde işleyebilir. Eğer askerlik süreci, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet ilkelerine dayalı olarak daha kapsayıcı ve eşit bir şekilde yönetilseydi, belki de herkes bu sürece daha rahat girebilir, daha az kaygı duyabilirdi.